Hastane English Ana Sayfa İletişim ÜBYS ÖBS ePosta Portal Personel Öğrenci Görevli X
Fakülteler Enstitüler Meslek Yüksekokulları Yüksekokul / Konservatuvar Araştırma Merkezleri Kütüphane
Üniversitemiz Yönetim Birimler Öğrenciler Bağlantılar Açıköğretim Kütüphane

Biyoçeşitlilik Uygulama ve Araştırma Merkezi

Biyoçeşitlilik

Biyoçeşitlilik, ekosistemde bulunan bitkiler, hayvanlar, mikroorganizmalar ve bunların gen toplulukları olarak tanımlanabilir. Biyoçeşitlilik unsurları, çevrenin sağlıklı olması, oksijen ve karbondioksit döngüsü, besin zincirinin devamlılığı, böcek ve zararlıların biyolojik kontrolü, bitki çiçeklerinin tozlaşması ve meyve tutması, su ve toprak koruma, su ve mineral döngüsü, doğal geri dönüşüm ve atıkların ayrışması, insanların başta gıda olmak üzere temel ihtiyaçlarının karşılanması, kültürel, ruhsal, eğitim ve dinlenme açısından sağladığı katkılar, tarım, tıp ve eczacılık sektörüne temel kaynak teşkil etmesi gibi ekolojik servislik hizmetleri sunmaktadır.

Günümüzde çevre kirliliği, habitat değişikliği, aşırı pestisit ve gübre kullanımı, aşırı otlatma ve meraların tahribi, küresel ısınma, çölleşme ve erozyon, yanlış tarımsal uygulamalar, aşırı avlanma, nüfus artışı ve şehirleşme, bilinçsiz ağaçlandırma ve peyzaj düzenlemeleri, kontrolsüz bitki ve hayvan ihracatı, doğa koruma programlarında çalışacak kalifiye uzman ve eleman yetersizliği, tür teşhisi yapacak “taksonomist” uzman ve altyapı yetersizliği ve bu alana ayrılan finansal kaynakların azlığı biyoçeşitliliği küresel anlamda tehdit eden en önemli faktörlerdir. Bunların sonucuna bağlı olarak, birçok tür doğada daha keşfedilmeden nesli tükenme tehdidi altındadır.

Biyolojik zenginliği azaltan nedenlerin kökeni ne olursa olsun onu korumak, yönetmek ve sürdürülebilir şekilde kullanmak yine biz insanların sorumluluğudur.

Dünya Sürdürülebilir Kalkınma Zirvesi'nde biyolojik çeşitliliğin azalmasının koordine edilmiş uluslararası çabalarla önlenebilecek önemli bir sorun olduğu kabul edilmiş ve Türkiye’nin de taraf olduğu ve Rio’da imzalanan Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi’nin de aralarında bulunduğu önemli küresel sözleşmelerin imzalanmasıyla sonuçlanmıştır. Türkiye bu Sözleşmeyi 1992'de imzalamış, 1996 yılında da onaylamış ve Sözleşme 14 Mayıs 1997 yılında ülkemizde yürürlüğe girmiştir. Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi’nin üç temel hedefi: 1- Biyolojik çeşitliliğin korunması; 2- Biyolojik kaynakların sürdürülebilir kullanımı; 3- Genetik kaynakların kullanımından kaynaklanan faydaların adil paylaşımı olarak sıralanmaktadır. Bu bağlamda, karar verici otoriteler, kurumlar, toplum ve bireylere önemli görevler düşmektedir.