Hastane English Ana Sayfa İletişim ÜBYS ÖBS ePosta Portal Personel Öğrenci Görevli X
Fakülteler Enstitüler Meslek Yüksekokulları Yüksekokul / Konservatuvar Araştırma Merkezleri Kütüphane
Üniversitemiz Yönetim Birimler Öğrenciler Bağlantılar Açıköğretim Kütüphane

İlköğretim Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Eğitimi Bölümü

Doç Dr. Ali İsra GÜNGÖR

Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dinler Tarihi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ali İsa GÜNGÖR’ün katılımıyla gerçekleştirilen Geleneksel Cuma Günleri toplantısından 3. geride bırakıldı. “Misyonerlik, Vatikan, Diyalog ” konulu konferansın açılışını Doç. Dr. Mustafa MACİT yaptı. Kısa bir açıklamanın ardından kürsüyü Ali GÜNGÖR’e bıraktı.

Konuşmasına emeği geçenlere teşekkür ederek başlayan GÜNGÖR. ilk olarak misyonerliği anlattı. Misyonerliğin; tarihi arka planı itibariyle bölücü ve parçalayıcı olduğunu söyledi. Ardından “Çağdaş misyonerlikte din, müessese ve fenomen olarak çok güçlü bir yere sahiptir” dedi.

Kilisenin özelliklerinden ve toplanan konsüllerden bahseden GÜNGÖR, “konsülde Kilisenin söylediği ifadeler klasik misyonerliğe çok terstir. Mesela kendi dışında kurtuluş yolu olmadığını söyleyen kilise artık diğer kurtuluş yollarından hatta İslam’dan bahsetmeye başladı” dedi.

Konuşmasını diyalogla sürdüren GÜNGÖR, dinde diyaloğun olmadığını belirtti. Diğer dinlerin yakından tanınması gerektiğini fakat diyalogla bunun karıştırılmamasını söyledi. “İbrahimi dinler” kavramına da değinen hocamız, bu tabirin yanlış olduğunu vurgularken “ dini gelenekler Hz. İbrahim’de buluşsun, aynı zemine getirilsin fakat şu soruyu da sormak gerekir; Bu üç din içinde tarihsel olarak abi olacak kimdir?” diyerek eleştirdi.

Sözlerine son verirken “Medeniyetler İttifakı”nı açıklayan GÜNGÖR; bu tabirin birçok medeniyetin bazı ortak noktalarını birleştirmek olduğunu ama diyalog sistemi ile “ittifaklar medeniyeti” oluşturulmaya çalışıldığını söyledi. Ardından dinleyicilerin sorularını yanıtlayarak DKAB öğrencileri tarafından takdim edilen çiçeği kabul etti.

 

 

PROF. DR. HANEFİ PALABIYIK HOCAMIZLA PROGRAM SONRASI RÖPORTAJ;

DKAB’ın proje kapsamında gerçekleştirdiği etkinlikleri nasıl buluyorsunuz?

Son derece güzel buluyor, öğrencilerime de bahsediyorum. Israrla gelmekten yanayım. Kitabını ya da makalesini okuduğunuz bir insanı karşınızda görünce daha güzel oluyor. Hem de okumuşken bunu tartışma ve anlamadığınız kısımları daha iyi anlama imkanı buluyorsunuz. Bu son derece önemli bir şey. Yani fikir alışverişi ve paylaşımı yapmış oluyoruz. Biz zaten arkadaşlarımızla tartışıyoruz, konuşuyoruz ama yurt dışını görmüş orada ki durumu tecrübe etmiş hocalarımızla iletişim daha farklı boyutta oluyor elbet. Zaten üniversite de bunun için vardır. Her türlü fikrin karşılıklı konuşulması, fakülteler arasında ki diyaloglar açsından da çok önemlidir. Farklı fikirleri bilmek gerçekten güzel.

-Sizce dinler arası diyalog mümkün müdür?

Bu konuda daha önce yüzeysel bir çalışmam olmuştu. Geçen sene dkab öğrencilerinin ‘”dinler arası diyalog ihanet midir, fırsat mıdır?” konulu münazaraları münasebetiyle ilgilenmiştim bu konuyla. Ben dinler arası diyaloğun kayıtsız şartsız siyasi bir proje olduğunu düşünüyorum. Ali hocamız işin burasına çok değinmedi ama kısmen temas etti. Ben çok ciddi siyasi destek aldıklarını yani sadece kilise değil başka önemli devletlerin ve milletlerin desteğini alan siyasi bir proje olduğu için ilahiyatçıları sadece buraya sürüklenen, piyon olarak kullanılan aynı zamanda bizim iktidarımızın da alet olduğunu düşündüğüm -ki buna bende inanıyorum- dinler arası diyaloğu hocamızın anlattığı çerçeveden de kayıtsız şartsız ihanet olarak buluyorum. Bu ihaneti yapanların illa bilinçli ya da bilinçsiz olmasının çok önemli olmadığını düşünüyorum. İlahiyatçılar olarak bu konuya dikkat çekmemiz son derece önemli. Dinler arası diyaloğun üzerinde dikkatli durulması, masum kabul edilmemesi gereken, Müslümanların çok farklı çalışmalarla kendilerini geliştirdikten sonra dünyanın karşısına çıkabilecekleri bir süreç olarak görüyorum. Tabi belli bir zaman sonra bu duruma gelebiliriz. Geleneğimiz aracılığıyla başa çıkabiliriz. Bunun önemli bir çalışma süreci ile yapılabileceğini kökenlerimizde de görüyorum. Ama bunun için çok çalışmamız gerekiyor. Planlı, programlı, sistematik olmak durumundayız. Ama böylesine siyasi bir projeyle yarışmak amacında değilim.

Konferansımıza katıldığınız ve bizimle fikirlerinizi
paylaştığınız için teşekkür ederiz.

A) Fotoğraf çekimi:
1. Müberra ÇELİK
2. Elif Hilal ŞİMŞEK

B) Haberin hazırlanması:
1. Hümeyra ATALAY
2. Elif Hilal ŞİMŞEK

C) Haberin bilgisayar tasarımı:
1. Ziynet CILIZ
2. Hümeyra ATALAY
3. Nezaket ARSOY

D) Haberin panodaki tasarımı:
1. Elif BAŞARAN
2. Şahide SÜLÜN
3. Sümeyra KELEŞOĞLU
4. Mümine KİLİT

E) Katılımcılarla röportaj:
1. Ziynet CILIZ
2. Betül DEĞİRMENÇAY
3. İbrahim ŞAHİN
4. Müberra ÇELİK

F) Etkinliklerin raporlaştırılması:
1. Elif Hilal ŞİMŞEK