Hastane English Ana Sayfa İletişim ÜBYS ÖBS ePosta Portal Personel Öğrenci Görevli X
Fakülteler Enstitüler Meslek Yüksekokulları Yüksekokul / Konservatuvar Araştırma Merkezleri Kütüphane
Üniversitemiz Yönetim Birimler Öğrenciler Bağlantılar Açıköğretim Kütüphane

İlköğretim Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Eğitimi Bölümü

Konferans (Yeni Dini Hareketler)

YENİ DİNİ HAREKETLER

Atatürk Üniversitesi Kazım Karabekir Eğitim Fakültesi İlköğretim Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Bölümü öğrenci kulübü ‘ Değerler Eğitimi Topluluğu’ tarafından düzenlenen ve Erzurum Atatürk Üniversitesi İlahiyat Fakültesi öğretim üyelerinden Prof. Dr. Ali Rafet ÖZKAN TARAFINDAN TAKTİM EDİLEN ‘Yeni Dini Hareketler’ konulu konferans, 20 Nisan 2011 Çarşamba günü Eğitim Fakültesi Yoncalık Yerleşkesi Konferans Salonu’nda geniş bir katılımla gerçekleştirildi.


Prof. Özkan konuşmasında yeni dini hareket olarak ortaya çıkan ve özellikle gençliği hedef alan sapkın hareketlerin belirgin özelliklerine dikkat çekti ve konuşmasında şu hususlara vurgu yaptı:

Çağdaş dini hareketler, 20. yüzyılın ikinci yarısından sonra ortaya çıkan sahte dinleri, bir başka ifadesiyle sapkın akımları ifade eden bir kavramdır. Esasen bunlar gerçek anlamda bir dini hüviyete sahip olmamakla birlikte, kendilerine ‘dini’ diye tanımladıklarından dolayı bunlar ‘dinimsi’, ‘sapkın’ akımlar olarak da değerlendirilmektedir. Bazen de bunların çoğu 15-25 yaş arası gençleri hedef aldıkları için bunlara ‘gençlik dinleri’ iadesi de kullanılmaktadır. Genellikle bu akımların çoğu ‘ tabela dinler şeklinde de tanımlanabilir. Gerçek dini hüviyetleri olmamakla birlikte, birbirlerine çok benzer temel karakteristiklere sahip oldukları için, kapılarına hangi dini grup adı yazılırsa hemencecik o ismin hüviyetine bürünebilecek kayganlığa da sahiptirler.

Bu hareketlerin büyük çoğunluğu Hıristiyan Batı’da, bilhassa ABD’de ortaya çıkmaktadır. Dünyanın çeşitli bölgelerinde de yeni dini hareketler ortaya çıkmaktadır. Bunlardan bazıları şunlardır:
New Age, Satanizm, Scientoloji, Moonculuk, Hare Krishna, Tanrının Çocukları, Ananda Marga, Transandantal Meditasyon, Dinine Light Mission, Brahma Kumaris, Osho Hareketi, Davidiyen Tarikati, Peoples Temple, Heaven’s Gate…

Sınırsız hürriyet vaatleriyle müntesiplerini kendilerine bağımlı hale getirmek için alkol, uyuşturucu, sınırsız cinsel ilişki serbestliği, bireysel ve grup terapileriyle, şartlandırma ve beyin yıkama tekniklerine başvurulur. Bir müddet sonra bu akımlar, taraftar ettikleri kişileri kendilerine köle haline dönüştürürler ve bunları genellikle insanlıktan çıkarırlar. Bunlardan başka eni dini hareketlerin toplumlar üzerinde çok büyük olumsuz etkileri de söz konusudur. Her şeyden önce onlar, başta Hıristiyanlık olmak üzere dünyanın en büyük beş dinini inkar etmekle, dünya nüfusunun büyük bir çoğunluğunu karşılarına almış olmaktadırlar. Dolayısıyla toplumsal barış açısından ciddi bir tehdit oluşturduklarını söylemek mümkündür. Her ne kadar dini çoğulculuk anlayışları bunu tolere etmeye çalışsa da, dünya genelinde yaygın bir hoşgörü oluşturmak oldukça zordur. Ayrıca bu tür dini cereyanlar, insanların her türlü sınırlandırmalardan, baskılardan, kısıtlamalardan ve hatta egemen dinlerin boyunduruğundan kurtulması gerektiğini savunmaktadır. Bu temel çağrı ve iddialarına rağmen onlar, kendi mensuplarının iradelerini kendi tekellerine almakta. Ve adeta insanları kendilerine köle haline getirmektedirler. Bu grupların önemli bir kesimi aile hayatını kabul etmedikleri için ailelerin parçalanması için çaba sarf ederler, bunun için de müntesiplerini komün hayata teşvik eder. Toplumların temel taşı olan aile kurumunun tahribi, açısından bu grupların ciddi bir tehdit olduğunu söylemek mümkündür. Yine bu gruplar, müntesiplerine grup rengi olarak seçtikleri renkte kıyafet zorunluluğu getirerek de kişisel tercih ve hürriyetlerin önüne de geçmiş olurlar.