Hastane English Ana Sayfa İletişim ÜBYS ÖBS ePosta Portal Personel Öğrenci Görevli X
Fakülteler Enstitüler Meslek Yüksekokulları Yüksekokul / Konservatuvar Araştırma Merkezleri Kütüphane
Üniversitemiz Yönetim Birimler Öğrenciler Bağlantılar Açıköğretim Kütüphane

Türk - Ermeni İlişkileri Araştırma Merkezi

Aslan Doğan

SARIKAMIŞ İNÖNÜ MAHALLESİ`NDE OTURUR MEMO OĞLU 1329 (1913) DOĞUMLU ASLAN DOĞAN`IN İFADESİDİR

Ben 1334 (1918) de Kağızman ilçesine bağlı Böcüklü köyünde idim. Ermeniler`in köyümüze saldıracakları söz ve haberi üzerine biz köyce isimlerini aşağıda vereceğim kişiler önderliğinde tedbir aldık. Bu kişiler Séksenli Köyü`nden Osman oğlu Bahri Bey, Böcüklü Köyü`nden Garip oğlu Memo ve Enver Paşa`nın yaptığı Sarıkamış Harekâtı`ndan kalan askerlerimizden Sivas`ın Şarkışla İlçesi Güdül Köyü`nden olduğunu hatırladığım Mustafa Çavuş, 150 ye yakın Müslüman ile köyümüz Böcüklü üst tarafındaku kale dediğimiz kayalığa toplandılar. Ermeniler`in türlü yalanlarla halkımızı toplayıp sonra da öldürdüklerini duyduğumuz için köyce mücadeleye karar verdik. Ayrıca çevremizdeki köylerden olan Şaban Köyü, Kömürlü, Paslı, Yalnızağaç, Kötek, Çamışlı, Kozlu köylerini bu hareketimizle ezdirmemek istemiştik...

Mustafa Çavuş her halde Ermeniler`i bildiği için İslâmlar`ın arasında dolaşarak: Ola ki Ermeniler`in, teslim olun, size bir şey yapmayacağız yollu yalanlarına kanmasınlar diye uyarılarda bulunuyordu. İsimlerini saydığım kişiler önderliğindeki hareketimiz, mevzilere yerleşmemiz şeklinde devam ediyordu ki köyümüzün alt tarafından bir Ermeni süvari taburu şımarık halleriyle tozu dumana katarak köye girdiler. Mustafa Çavuş dediğim mevzileri dolaşarak: "Başa atın, boşa atmayın..." diye emir veriyordu. Kendisinin tek atar bir tüfeği vardı. Bu sırada Ermeniler köyümüze girmiş, sağa sola bakınıp kimseleri arar gibiydiler. O sırada bizim Mustafa Çavuş öyle bir ateş etti ki Ermeniler`in komutanı olduğunu tahmin ettiğim süslü püslü elbiseli en öndeki adamlarını vurdu, adam atın üzerinden yere düştü, atı da kaçtı. Şaşkın Ermeniler hemen toparlanıp kaçtılar, tabi vurulan kumandanlarını da kaçırdılar. Bu vurulan Ermeni komutanın cesedini iki yıl sonra vurulduğu yerin biraz aşağısında çeğiller arasında, üzerindeki elbiseyle fakat çürümüş bir vaziyette bulduk.

Bu olaydan sonra Ermeniler, Kars`a haber göndererek Böcüklü Köyü`nün ancak topla alınacağını bildirmesi üzerine -ki bunu sonradan öğrenmiştik- gerçi bunu da Mustafa Çavuş tahmin ettiğinden biz Karakuş, Ağveren köylerine o gece çekildik. Bu yoldan devamla bilahare Karakurt`a kadar geldik, O sırada bizim ordu da yetişti. 1335-1336 (1919-1920 de) da Karabekir`le beraber ileri harekete geçtik.

Ermeniler, Müslümanlar`la barıştık, anlaştık diye halkımızı kandırarak ve o vaadle Müslümanlar`ın ellerindeki silahların mekanizmalarını alarak toplamışlar. Tabi sonra da kırmaya başladılar. Kağızman`ın Purut Köyü ile Çilehane köyünde yerleşik epey kalabalık Müslümanı kadın, çoluk-çocuk demeden kırdılar. Mermiye yazık diyerek, her Müslüman`a bir mermiyi pahalı bularak, kılıç ile keserek ve yakarak yok ettiler.

Duyduğumca-ki duymayan kalmamıştır, diğer köylerden topladıkları halkımızı yaktılar. Tozluca Köyü`nde bir mereğe doldurdukları 150 kadar halkımızı yakmışlar. İbret vesikası, Ermeni yüzkarası bu merek halen durmakta ve şehitlik olarak bilinip anılmaktadır. İsteyen herkes görebilir. Selim Dölbent Köyü`nde iki hendeğe tahminen 3-4 köyden topladıkları 100`e yakın kişiyi yaylım eteşiyle öldürmüşlerdi. Halka önder kişilerden Selim Süphanazad Köyü`nden Kaba Mustafa namıyla bilinen vatandaşımızı Benliahmet istasyonunda kalleşlik ile arkadan vurdular. Kağızman Paslı köyünden Haydar oğlu Halil Ağa`yı: Seni oğlun Garip sesliyor, diye götürüp Çilehane köyünde kestiler. Meğer bunun oğlu Garib`i de keserek öldürmüşler. Adamcağız oğlunun vaziyetini görüp üzerine kapanınca kahpe Ermeni bunu fırsatlayarak onu da arkadan vurarak kesmiş. Séksenli Köyü`nden Osman Ağa`nın oğlu Bahri Bey`i de Selim Kekeç Köyü`nde, Sen Müslümanlar`a önder oluyorsun ve onların önderlerinden birisin, seninle anlaşalım, diyerek seslemişler onu da orada yakalayıp vurmuşlardı ki bunu o köy halkı bilir. Yaşlıları da anlatır.
Ayrıca bir yiğidimizin de hakkını vermek gerek. Selim Tihnis köyünden Kıro Nebi (saçları kırlaşmış anlamına) ailesi Güle`yi  Ermeniler`e bırakmamak için öldürmüş. Eşi Güle: Beni Ermeniler`e bırakacağına öldür demiş. Bunun üzerine Kıro Nebi çok sevdiği eşini Ermeniler dokunmasın diye öldürmüş. Bu Kıro Nebi ordumuzun hizmetinde olarak ve uyanık çalışmalarıyla birçok Müslüman`ı kırgından kurtarmıştı.

Şunu da ilave etmek gerekir ki; Ermeniler, Azerbaycan Yardım Derneği`nin gönderdiği yiyecek vs. şeylerin Müslümanlar`ın eline geçmemesi için epey müşkülat çıkarmış ve çaba göstermişlerdir.

Kaynak: Gürsoy Solmaz, Yaşayanların Dilinden Erzurum-Sarıkamış-Kars`ta Ermeni Zulmü  (1918 - 1920), Erzurum 2001.