Türk - Ermeni İlişkileri Araştırma Merkezi

ABİ ABAT`IN İFADESİ

KAĞIZMAN`A BAĞLI KIZILVEREN KÖYÜNDEN 1898 DOĞUMLU YUSUF OĞLU ZEYNEP`TEN OLMA ABİ ABAT`IN İFADESİDİR

Bir vahşinin yapamayacağı en korkunç yamyamlıkları yapıyorlardı. Gençlerin büyük çoğunluğu askerde olduğu için bizler savunmasızdık. Kontrolsüz bir kaç kişi ancak ailelerimizi, çocuklarımızı, kızlarımızı kendimiz koruyabilmek için köyü terk etmiş dağlara çekilmiştik. Köyümüze ilk gelen Ermenilere karşı beyaz bir bezle köyün yaşlılarından oluşan bir heyet gönderdik. Ermenileri, onların geleneğine göre ekmek ve tuzla köy girişinde karşıladılar. Beraberce köy meydanına geldiler. Bütün köy halkını meydanda toplayıp sonra da kadınları erkeklerden ayırdılar. Onları karşılayan heyetteki kişilerin sakallarından tutarak çırılçıplak soydular. Sonra da "kusura bakmayın size kurşun harcamayacağız." deyip kılıçla ikisinin kafasını kesip diğer sağ kalana "kanlarını iç" diye zorladılar. O da yapmayınca onu da hemen orada öldürdüler. Ahırlara götürdükleri köyün diğer erkeklerini yine kılıçtan geçirdiler. Kadınlara ne yaptıklarını söylemeyeceğim. Sadece şunu söyleyeyim hamile kadınlarımızın karnına süngü sokup, bebeklerini yine süngülüyorlardı. Derler ya "Ölüm var ölüm gibi, Ölüm var zulüm gibi." aha öyle bir şey...

Benim ailemden sağ kalıp kaçan yaklaşık 30 kişi vardık. Köyün üst tarafındaki kayalık kısımlara saklanmıştık. Bu 30 kişinin 6`sı ben dâhil erkek diğerleri ise çol-çocuk, kadınlardı. Elimizde sadece bir tek silah vardı. O da amcam oğlu Mehmet`te idi. Amcam oğlu onlara karşı bir-iki el ateş edip bir ikisini vurmuştu. Bu sevinci yaşayamadan Ermenilerin karşı ateşi sonucu oracıkta şehit oldu. Ben ve kardeşim Tufan birbirimize sarılıp öylece kalmıştık.

Selim`in Karakilise Köyü`nde köy meydanında erkekleri öldürüp, kadınların ve kızların da ırzına geçtikten sonra büyük bir samanlığa doldururlarken kapı girişinde kılıçtan geçirmişler, sonra da üst üste yığılan cesetlerin üzerlerine gaz döküp yakmışlardı. Günlerce çevredeki yanık et kokusundan durulamamıştı. Buradaki samanlıktan sağ kurtulan Sona diye birinin burnu, dibinden kesilmişti. Halen sağdır.

İşte vahşet, işte kan emicilik, işte yamyamlık. İşte hainlik, işte ırz ve namus düşmanlığı. Biz mi Ermenilerden, Ermeniler mi bizden hesap soracak?...

Kaynak: Gürsoy Solmaz, Yaşayanların Dilinden Erzurum-Sarıkamış-Kars`ta Ermeni Zulmü  (1918 - 1920), Erzurum 2001.