Köklü üniversite, güçlü bilim, parlak gelecek.

Geri
A-
A+
Paylaş

 İbrahim Müteferrika’nın matbaayı kurduğu 1728’den Harf İnkılabına uzanan iki asırlık Türkçe yayın mirasının yüzde doksanını bünyesinde barındıran koleksiyonun sahibi, büyük bibliyografyacı Seyfettin Özege Atatürk Üniversitesi ev sahipliğinde düzenlenen sempozyumla anıldı.

 Atatürk Üniversitesi Merkez Kütüphanesi Seyfettin Özege Nadir Eserler Salonu, bugün tarihi bir buluşmaya ev sahipliği yaptı. Atatürk Üniversitesi, Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu ile Atatürk Kültür Merkezi Başkanlığının iş birliğiyle gerçekleştirilen “Vefatının 45. Yılında Seyfettin Özege Sempozyumu – Bağış Kütüphanesi ve Katalog Çalışmaları” Erzurum’da kapılarını açtı. Türk bibliyografyacılığının tartışmasız en büyük isimlerinden Seyfettin Özege’yi anmak ve onun bıraktığı devasa mirası akademik zeminde yeniden değerlendirmek amacıyla bir araya gelen araştırmacılar, yayıncılar, kütüphaneciler ve akademisyenler; başta Atatürk, Hacettepe ve Marmara üniversiteleri olmak üzere pek çok üniversiteden katılım sağladı.

 Rektör Hacımüftüoğlu: “Üniversite Olarak Bu Mirasa Sahiplik Etmekten Büyük Bir Bahtiyarlık Duymaktayız”

Açılış töreni, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla devam etti. Ardından sempozyuma konu olan Seyfettin Özege’yi ve koleksiyonunu tanıtan kısa bir tanıtım filmi izletildi. Açılış konuşmaları sırasıyla Atatürk Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Reyhan Keleş, Atatürk Kültür Merkezi Başkan Yardımcısı Dr. Ömer Gök ve Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu tarafından gerçekleştirildi.

 Rektör Hacımüftüoğlu yaptığı konuşmada: “Seyfettin Özege ismi ve koleksiyonu, Atatürk Üniversitesi, Erzurum ve hatta bütün dünya için olağanüstü kıymet ve ehemmiyet taşımaktadır. 1961’den vefat tarihi olan 1981’e kadar bizzat kendi eliyle sandıklara yerleştirerek bağışladığı bu koleksiyon, İbrahim Müteferrika’nın matbaayı kurduğu 1728’den Latin alfabesine geçiş tarihi olan 1928’e kadar geçen süre içerisinde yayınlanan eski harflerle basılmış Türkçe kitapların yüzde doksanını ihtiva etmektedir. Böyle bir koleksiyonun bir benzerinin daha dünya üzerinde oluşturulmamış olduğu bilinmektedir. Üniversite olarak bu mirasa sahiplik etmekten büyük bir bahtiyarlık duymaktayız” ifadelerini kullandı.

 İki Asrın Mirası: 57.000 Cilt, Eşsiz Bir Koleksiyon

Seyfettin Özege’nin, 1902 yılında İstanbul’da, baba tarafından Osmanlı idari geleneğine kök salmış, anne tarafından Ahıska Türklerinin köklü kültürüyle yoğrulmuş bir ailede dünyaya geldiğini aktaran Hacımüftüoğlu: “Atatürk Üniversitesi Merkez Kütüphanesinde 57.000 cildi aşan bir zenginlikle araştırmacıların hizmetine sunulan Seyfettin Özege Koleksiyonu; Kazan’dan Bombay’a, Bakü’den Paris’e ve Berlin’den Viyana’ya uzanan geniş bir coğrafyada basılmış Türkçe eserleri bünyesinde barındırmaktadır. Türk-İslam kültür dünyasını araştıran yerli ve yabancı akademisyenler için vazgeçilmez bir başvuru kaynağı olan bu koleksiyon, aynı zamanda Erzurum’un dünya çapında tanınmasına vesile olan en önemli kültürel değerlerden biri olma özelliğini korumaktadır” diye konuştu.

Üç Oturumda On Beş Tebliğ

Sempozyum, Prof. Dr. Süleyman Çiğdem başkanlığında gerçekleştirilen birinci oturumla akademik boyutuna geçti. Bu oturumda Sahri Koz (halkbilimci, editör ve yazar), Prof. Dr. Zeki Eraslan ve Prof. Dr. Ali Birinci gibi köklü isimler, Özege’nin Atatürk Üniversitesi ile ilişkisini, kütüphanesinin araştırmacılar açısından önemini ve tercüme-i hâl dosyalarını ele alan tebliğler sundu.

Doç. Dr. Güler Doğan Averbek başkanlığındaki ikinci oturumda ise Hacettepe Üniversitesi’nden Prof. Dr. Sıddıka Dilek Yalçın Çelik ve Prof. Dr. Nebi Özdemir, Özege arşivinin kültürel hafızaya katkısını ve dijitalleşme süreçlerini masaya yatırdı. Atatürk Üniversitesi’nden Prof. Dr. Dündar Alikılıç, nadir eserler koleksiyonunun kapsamlı bir projesini kamuoyuyla paylaştı. Prof. Dr. Dursun Ali Tökel’in başkanlık ettiği üçüncü ve son oturumda Prof. Dr. Erdoğan Erbay, Prof. Dr. Metin Özarslan ve Abdülkadir Güzeltepe gibi isimlerin tebliğleri; Özege’yi bibliyofil kimliğiyle, hakkında yazılanlar üzerinden ve dijital arşivler bağlamında yeniden değerlendirdi. Atatürk Üniversitesi Merkez Kütüphanesi Nadir Eserler Şube Müdürü Abdülkadir Güzeltepe’nin sunuşu ise koleksiyonun dünü ve bugününe ışık tutan pratik bir perspektif sundu.

Türk Bibliyografyacılığının Zirvesi: Özege Kataloğu

Sempozyumun odak başlıklarından biri olan “Katalog Çalışmaları”, Özege’nin ömrünün otuz yılını adadığı “Eski Harflerle Basılmış Türkçe Eserler Kataloğu” etrafında şekillendi. Bibliyografyacılık kurallarına titizlikle bağlı kalarak hazırlanan ve bizzat görüp incelemediği hiçbir esere yer vermediği bu katalog, Türk kütüphane ve bilgi bilimi tarihinde çığır açıcı bir eser olarak kabul görmektedir. Türk Halk Bilimi araştırmacıları için birincil kaynak niteliğindeki bu çalışmanın önemi, sempozyum boyunca pek çok tebliğde ayrıca vurgulandı.

Taahhüt Yerini Koruyor: “Seyfettin Özege Kütüphanesi”

Atatürk Üniversitesi’nin 1961 yılında Özege’ye verdiği “Kütüphaneniz Seyfettin Özege Kütüphanesi adıyla anılacaktır” taahhüdü, bugün de eksiksiz biçimde hayata taşınmaktadır. Koleksiyon bütünlüğünü koruyarak Nadir Eserler Salonu’nda yerini almış; erişilebilirliğin artırılması ve dijitalleştirme konularındaki çalışmalar ise sürmektedir. Sempozyum, bu taahhüdün akademik bir vefa töreni olarak tescillenmesi bakımından da büyük anlam taşımaktadır.

Etkinlik, katılımcıların değerlendirme ve önerileriyle son buldu. Elde edilen akademik çıktıların yakın zamanda kamuoyuyla paylaşılması planlanmaktadır.

KURUMSAL İLETİŞİM DİREKTÖRLÜĞÜ – 02.04.2026

Menü
Hızlı Menü
Menü×
Hızlı Menü×