Coğrafya

BÖLÜM BAŞKANI

Coğrafya; insanla doğal çevre arasındaki ilişkileri dağılış, kıyaslama ve nedensellik prensiplerini kullanarak araştıran ve sonuçlarını sentez olarak veren bir mekân bilimdir. Coğrafya aynı zamanda planlama yapan bir bilimdir. Coğrafya yeniden keşfediliyor. Mekânın insanı ve faaliyetlerini nasıl etkilediği konusu başka bilim dallarının da ilgisini çekiyor. Bu da coğrafyanın uygulamalı bir bilim dalı olarak önemini arttırıyor.

Bernhard Varenius ve Immanuel Kant gibi bilim adamları coğrafyanın bilimsel temellerini atmışlar, 19. yüz yılın birinci yarısında Alexander von Humbolt ve Karl Ritter ise coğrafyanın çağdaş akademik yanını güçlendirmişler, başka bir deyişle “coğrafi çalışmalara bilimsel kimlik kazandırmışlardır”.  Özellikle sömürgecilik döneminin mekânsal bilgi talebini karşılamak üzere coğrafyada yaşanan patlama niteliğindeki gelişmeler ve askeri olaylarla bağlantılar da coğrafya eğitimi üzerinde daha fazla durulmasına yol açmıştır.

Harvard Üniversitesi tarih ve ekonomi profesörlerinden David Landes “Disiplinler arasında coğrafya harika bir köprüdür, diyor ve şöyle devam ediyor, “coğrafya başkaları tarafından yapılamayacak şekilde insanların fikirlerini bir araya getiriyor.” California Üniversitesinden fizyolog Jared Diamond coğrafyanın; ekonomik kalkınmanın hız zamanlamasında; kilit olduğunu öne sürüyor. Coğrafyanın çok önemli olduğunu vurguluyor. Coğrafya doğanın eşitsizliklerini ele alıyor ve bir ulusun coğrafyasının ekonomik başarısına yardımcı olduğunu söylüyor. Gerçekten de bir ülkenin her türlü planlamasında coğrafi bilgiye büyük ihtiyaç vardır. Coğrafyası bilinmeden bir ülkeyi, bir bölgeyi planlamak, o bölge hakkında doğru kararlar almak mümkün değildir. Bu nedenle Ülkemizin her alanda daha iyi kalkınması ve geleceğe yönelik doğru planlar yapılabilmesi için coğrafya alanında iyi yetişmiş insanlara ihtiyaç vardır. Bu da üniversitelerimizin coğrafya bölümünden yetişmiş ve yetişecek insanlar sayesinde olacaktır.

21. yüz yılda da Coğrafya önemini korumakta bilhassa Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS) ve Uzaktan Algılama konusu coğrafyanın sadece kendi bilim alanına değil birçok bilime de hizmet sunmaktadır. Bilgisayar teknolojilerindeki ilerlemeler karmaşık bilgisayar haritalama teknikleri yeni araştırma alanları açmış ve bu bilimin prestijini arttırmıştır. Teknolojik bakımdan ileri ülkelerde, sayıları gittikçe artan birçok insan;  bilgi toplama, işleme, değiştirme ve yayma işiyle uğraşmaktadır. Coğrafi Bilgi Sistemlerini ortaya çıkaran coğrafyacılar da bu alanda hizmet sunmaktadırlar.

Dünyada coğrafyacılardan yararlanma alanları oldukça geniştir. Coğrafyacılar başlıca şu alanlarda istihdam edilebilmektedirler: Şehir ve kır planlamacı, haritacı, coğrafi bilgi sistemleri uzmanı, iklim bilimci, jeomorfolog, ulaşım yönetimi, çevre yönetimi, araştırmacı (akademisyen), acil servis yönetimi (Türkiye’de İl Afet Acil Durum Müdürlüğü’nde görev alabilmek gibi ), nüfus bilimci, turizmci, ekolojist, vs.

Dünyanın önemli coğrafya bölümlerinden Pensilvanya Eyalet Üniversitesi Coğrafya Bölümü mezunları (1945’ten beri hizmet veriyor); planlama, eğitim, devlet dış işleri organizasyonları, kaynak yönetimi alanlarında uzman olarak görev yapabildikleri gibi, kendilerine ait bilgisayar laboratuvarı ve harita kütüphaneleri olabiliyor. Adı geçen üniversitedeki bilimsel araştırmalarda; özellikle Dünya Coğrafyası, Madenler Coğrafyası ve Küresel Isınma üzerinde duruluyor.

Batı Michigan Üniversitesi Coğrafya Bölümü mezunları ise; Hava fotoğrafı yorumcusu, ormancı, zararlı atıklar planlamacısı, haritacı, bilirkişi, trafik sorumlusu, ulaştırma analisti gibi bir çok farklı alanda görev almaktadırlar. Tabi ki, CBS uzmanı veya yöneticisi olmak popüler meslek dalları arasında yer alıyor. Bu örnekleri çoğaltmak mümkündür. Yukarıda yazılan örneklerden de anlaşılacağı üzere gelişmiş ülkelerde coğrafyacılar çok çeşitli alanlarda hizmet vermektedirler. Örneğin; National Research Konseyi’ne göre ABD’nde Yüksek öğrenimde coğrafyayı esas dal seçenlerin oranı 1986 ile 1994 yılları arasında %47 artmıştır. Nitekim ABD’nde coğrafyacılar 400’den fazla farklı alanda istihdam edilmektedirler.

Türkiye’de;  henüz yukarıda bahsedilen gelişmiş ülkelerdeki gibi, coğrafyacıların eğitim alanı (öğretmenlik) dışında istihdam edilemedikleri de acı bir gerçektir. Ülkemizde bir an önce coğrafyanın meslek olarak kabul edilmesi gerekir ki, bu sorunları aşıp coğrafya gerçek değerine ulaşsın.

Prof. Dr. Saliha KODAY

Atatürk Üniversitesi  Edebiyat Fakültesi

Coğrafya Bölüm Başkanı