Türk - Ermeni İlişkileri Araştırma Merkezi

ERMENİ SORUNUN ORTAYA ÇIKIŞI

ERMENİ SORUNUNUN ORTAYA ÇIKIŞI

Osmanlı devleti zayıflamaya başlayıp, misyoner okulları kurulup, hemen her konuda Avrupa`nın müdahalesine maruz kalınca, Türk-Ermeni ilişkilerinde de bir bozulma devri başlamıştır. Bazı devletler, Osmanlı devletini bölerek siyasi ve iktisadi çıkarlarına ulaşabilmek için, Ermenileri kullanıp onları Türk Milli bütünlüğünü bozmayı ve bu sayede istediklerini elde etmeyi hedeflemişlerdir. Bilhassa Fransız ihtilalinden etkilenen Ermeniler de yıllarca iç içe yaşadıkları, her konuda şefkat ve hoşgörü muamelesi gördükleri Türklere karşı ihanet noktasında bu devletlerin piyonu olarak hareket etmeye başlamışlardır. Bir kısım Ermenilerin bu ihanet çemberine girmelerin kendi toplumundan ziyade şahsi çıkarları peşinde koşan Ermeni din adamlarının büyük etkisi olmuştur.

Özellikle Avrupa`nın bazı büyük devletleri "ıslahat" adı altında bir yandan Osmanlı devletinin iç işlerine karışırken, bir yandan da Ermenileri Osmanlı yönetimine karşı silah ve lojistik destek de sağlayarak teşkilatlandırmışlardır.

Böylece ülke içinde ve dışında teşkilatlanan ve silahlanan Ermeni komiteleri ile Ermeni kiliselerinin kışkırtıcı faaliyetleri sonucunda, Ermeni toplumu yavaş yavaş Türklerden uzaklaşmaya başlamış ve özellikle 1828-1829 Osmanlı-Rus savaşından itibaren Türklere karşı silah doğrultmaya başlamışlardır.

Türklerin iyi tutumuna karşın, yabancı devletlerle işbirliğine girmek suretiyle Türklerle mücadeleye başlayan Ermeniler, Batının desteğini alabilmek için kendilerini "ezilen bir toplum" olarak göstermeye ve "Anadolu üzerindeki egemenlik haklarını Türklerin gasp ettiği" şeklindeki gerçek dışı iddialar dile getirmeye başlamışlardır.

Islahat Fermanı ile Müslümanlar ve gayr-i müslimler hukuk önünde eşit statüye getirilince ayrıcalıklarını kaybeden Ermeniler, 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı sonunda Rusya`dan, "işgal ettiği Doğu Anadolu topraklarından çekilmemesini, bölgeye özerklik verilmesini veya Ermeniler lehine ıslahat yapılmasını" istemişlerdir. Ermenilerin bu talebi, Rusya tarafından kısmen kabullenilmiş, Osmanlı-Rus Savaşı’nın ardından imzalanan Yeşilköy, eski adıyla Ayastefanos Anlaşması ve daha sonraki Berlin Anlaşması’yla Ermeni sorunu uluslar arası bir boyuta taşınmıştır. Böylece, Türk Milli Bütünlüğünü ve Türkiye’yi bölmek isteyen yabancı güçler, Türk-Ermeni ilişkilerine müdahale etmeye başlamışlardır. Bu olayla birlikte faaliyetlerine hız kazandıran silahlı Ermeniler 1890’ lardan itibaren Anadolu’nun çeşitli yerlerinde isyanlar çıkarmak suretiyle bir başkaldırı hareketine girişmiş ve Müslüman-Türk ahaliyi katletmeye başlamışlardır.

O dönemde özellikle İngiltere ve Rusya tarafından tarih sahnesine sunulan Ermeni Sorunu, aslında emperyalizmin Osmanlı devletini yıkma ve paylaşma politikasının bir uzantısıdır. Sözde Ermeni soykırımı iddiaları ve yalanları da işte bu politikanın propaganda ürünüdür!..

Kaynak:http://www.ermenisorunu.gen.tr/